İskenderun Tarihçesi

Akdenizin doğusunda İskenderun Körfezi kıyısına kurulmuştur.Kentin kuruluşu tarih öncesi devirlere dayanmaktadır.Bölgede ticari amaçla, Fenikelilerin koloniler kurduğunu görmekteyiz. M.Ö. 1200'lü yıllarda kurulan bu koloninin ismi “Myriaydus” olmuştur.

İskenderun gerçek anlamıyla M.Ö. 333 yılında, Asya seferine çıkan Büyük İskender tarafından kurulmuştur.Doğuya yapacağı seferleri güzel bir liman olan kenti geliştirmeye başladı ve şehre kendi adını verdi. Bu tarihten itibaren kent “Alexandreia” diye anılmaya başladı .

Şehir sırasıyla Roma,Abbasiler,Büyük Selçuklu Devleti, Eyyübiler ve Memluk Devletinin egemenliği altında kalmıştır, 16. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı Hakimiyetine girmiştir. Osmanlı döneminde Sultan I. Ahmet döneminde Sadrazam Nasuh Paşa Hac yolunu güvenlik altına almak için İskenderun'a önem vermiş ve bugünkü Antakya yolu ile Güzin Deresi Kanalının kesiştiği yerde sağlam bir kale yapmaya girişmiştir. Ne yazık ki kalenin yapımı tamamlanamamıştır.

Osmanlı İmparatorluğu zamanında, özellikle Doğu Akdeniz ticaretinde önemli bir liman vazifesi gören şehir, Orta Doğu ile olan ithalat ve ihracatta yerini almıştır.

19. Yüzyıl sonlarına doğru İskenderun' a demiryolu yapılmasına karar verilmiş ve 1912'de Şehir Toprakkale'ye demiryolu ile bağlanmış ve İskenderun Anadolu ile bağlantılı duruma gelmiştir.Tren yolunun Bağdat'a kadar uzamasıda İskenderun'un önemini arttırmıştır.

Mondros Ateşkes Anlaşması ile Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşından yenik çıkınca, İskenderun'a önce İngilizler çıktı daha sonra yapılan pazarlıklar sonucunda Musul'u İngilizlere bırakan Fransızlar 12 Kasım 1918' de İskenderun'a asker çıkardı.

5 Temmuz 1938 günü Türk Ordusu İskenderun'a girdi.


Yöresel Tarih ve Gezilecek Yerler

İssos Harabeleri

Dörtyol Erzin arasındadır.Pers Kralı Darius III. ve Makedonya Kralı Büyük İskender'in
M.Ö 333 tarihinde savaştığı ve bölge Helenistik döneminde kurulmuş Roma döneminde de varlığını sürdürmüştür. Çevrede su depoları, kemerler, tapınak ve Cenevizlilerden kaldığı sanılan bir kale ve liman kalıntıları vardır.


Payas Kalesi :

Haçlılar tarafından yaptırılan ve daha sonra Osmanlılar tarafından restore edilen bu kale yabancı gemilerin su ihtiyacını karşılamakta ve sahilde inşa edilen Payas Limanı ile tersanenin güvenliğini sağlamaktaydı. Kalenin çevresi hendekle çevrili, 7 burçlu ve 8 kulelidir. Ünlü Vatan şairimiz Namık Kemal bu kaledeki zindanlarda hapis yatmıştır.


Sokullu Külliyesi

İskenderun-Adana karayolu üzerinde, Payas bölgesindedir. Mimar Sinan tarafından 1574 yılında yapımı tamamlanan Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi kervansaray,hamam, medrese, cami, bedesten ve sübyan mektebi bulunmaktadır.

 


Bakras Kalesi :

Bakres Kalesi İskenderun Antakya yolu üzerinde bulunan Bakras köyünün üst tarafında kullanılan kale, önceleri Belen Geçidinin girişini, Antakya kurulduktan sonra ise Seleukos başkentini koruma gayesine hizmet etti.

.


Arsuz (Uluçınar)

“Rhosus” “Rhosopolis” “Arsous” adlarıyla tanınan antik kent zamanla “Arsuz” ismini almıştır. Arsuzdan 10 Km güneyde Konacık Köyü sahilinde antik bir liman kenti Port Aux Colonnes (Sütunlu Liman) ve Domuz Burnunun güneyinde Frank Limanı vardır.

 


Güzel Yayla (Soğukoluk)


Sarıseki Kalesi

İskenderun-Adana karayolu üzerinde, İskenderun'dan 10 km uzaklıkta deniz kıyısında bir tepe üzerinde kurulmuştur. Helenistik döneminden kalma bir kaledir.


Şalen Kalesi

İskenderun Kırıkan arasında, Amanos Dağlarının yaylalık kısmında, sarp ve kayalık bir mevkiidir. 7-8 Km güneyinde Alan yaylası bulunmaktadır. Helenistik devrinden kalma olduğu sanılmaktadır

Kanuni Sultan Süleyman Kervansarayı ve Hamamı

Belen ilçesinde bulunan tarihi hamam bugün dahi yerli halk tarafından kullanılmaktadır

Mancılık Kilisesi

Amanos dağlarında orman içinde bir kilisedir. Dörtyol’un kuzeyine düşmektedir.

Cin Kulesi

Sokullu Külliyesi ile deniz kıyısı arasında en yüksek tepeye yapılmıştır .Kulenin Cenevizlilerden kaldığı sanılmaktadır. Kare planı, tamamen kesme taştan yapılan bu kule askeri niteliği sahip bir gözetleme kulesidir.

.


Yunus Sütunu Kalıntısı

İskenderun kentinin giriş kapısı kalıntısıdır. Bir rivayete göre Yunus Peygamber’in yunus balığının karnından çıktığı yer olarak bilinmektedir. .
Hatay